Kısa cevap: Bir tasarruf hesabını seçerken ilk baktığım şey reklamda yazan büyük punto faiz oranı değil; o oranın hangi vade, hangi tutar ve hangi koşullarda geçerli olduğu. Benim için sıralama şöyle: net getiri (stopaj sonrası), paraya erişim esnekliği, faiz hesaplama sıklığı, masraf/ücret kalemleri ve bankanın kampanya oranını ne kadar sürdürebildiği. En iyi tasarruf hesabı, tablodaki en yüksek yüzdeyi gösteren değil, sizin nakit alışkanlığınıza en az sürtünmeyle uyan hesap.
Yıllar önce elimdeki birikimi tamamen kampanya oranı en yüksek olan bankaya taşımıştım. Oran gerçekten iyiydi ama iki detayı kaçırmışım: kampanya yalnızca "bankaya ilk kez gelen para" için geçerliydi ve vade sonunda hesap otomatik olarak çok daha düşük bir "yenileme oranı" ile döndü. İkinci ay farkı görünce anladım ki asıl mesele başlangıç oranı değil, yenileme oranı. Bugün bir hesabı açmadan önce mutlaka sorduğum soru şu: "Vade bittiğinde otomatik yenilenirse hangi oran uygulanır?"
Bunun bir de tersi var: bazı bankalar vitrinde ortalama bir oran gösterip düzenli tasarruf yapana ek puan veriyor. Kampanya avcılığı yerine iki yılda bir oran taramasını alışkanlık haline getirmek, sürekli banka değiştirmekten daha az yorucu ve genelde daha kârlı.
Faiz gelirinden yapılan stopaj, vadeye göre değişir ve iki hesabın brüt oranı aynı olsa bile eline geçen para farklılaşabilir. Ben artık kafamda kaba bir çeviri yapıyorum: brütten kesintiyi düşüp net orana bakıyorum, sonra o net oranı enflasyon beklentisiyle karşılaştırıyorum. Reel faiz negatifse "kazandım" demek gerçekçi olmuyor; sadece alım gücümü daha az kaybetmiş oluyorum. Vergi kesintisinin vadeye göre nasıl değiştiğini ve reel faizin nasıl hesaplandığını anlatan ayrı rehberler bu sitede var, oradaki formülleri bir kez elle uygulamak çok işinize yarar.
Aynı yıllık orana sahip iki hesaptan biri faizi vade sonunda tek seferde, diğeri aylık olarak anaparaya ekliyorsa ikincisi bileşik etkiden dolayı daha fazla getirir. Kısa vadelerde fark küçük görünür, ama üç-beş yıllık bir hedefte fark hissedilir hale gelir. Ben acil durum fonumu aylık faiz işleyen bir hesapta tutuyorum; çünkü hem paraya yakınım hem de faiz sürekli anaparaya ekleniyor.
Bir tasarruf hesabından beklentinizi netleştirmeden karar vermek zor. Kendime üç soru soruyorum:
Üç bankayı yan yana koyup şu satırları doldurmadan karar vermiyorum:
| Kriter | Neden önemli |
|---|---|
| Brüt oran ve vade | Karşılaştırmanın başlangıç noktası; farklı vadelerin oranını aynı sütuna yazmayın |
| Yenileme oranı | Kampanya bittikten sonra gerçek getirinizi bu belirler |
| Alt/üst tutar sınırı | Yüksek oran genelde belirli bir bant için geçerlidir |
| Faiz işleme sıklığı | Bileşik etkinin ne kadar çalışacağını gösterir |
| Vade bozma kuralı | Likidite ihtiyacınızla uyumlu mu? |
| Hesap işletim / kart ücretleri | Küçük tutarlarda getiriyi tamamen yiyebilir |
| Mevduat güvencesi kapsamı | Ürünün sigorta kapsamında olup olmadığını mutlaka teyit edin |
Benim düzenim şöyle: üç aylık giderim kadar bir tutar, istediğim an çekebileceğim esnek bir hesapta; orta vadeli hedeflerim için vadeli mevduat; daha uzun ufuklu kısmı ise devlet borçlanma araçları ve garantili getirili ürünlerle karışık. Döviz hesabı da tutuyorum, ama onu getiri değil kur riskini dengeleme aracı olarak görüyorum; oradaki kazanç faiz kadar kur farkına bağlı olduğu için hesabı ayrı tutmak lazım.
Bir de şu var: politika faizi yönü değiştiğinde mevduat oranları da hareket ediyor. Faizlerin düşme eğilimine girdiğini düşünüyorsam vadeyi uzatıp mevcut oranı kilitliyorum; yükseliş beklentisi varsa kısa vadede kalıp sık yeniliyorum. Merkez bankası kararlarının mevduata nasıl yansıdığını takip etmek, tek tek kampanya kovalamaktan daha çok kazandırdı bana.
Tek bir isim vermek yanlış olur; oranlar sürekli değişiyor ve aynı bankanın oranı tutara, vadeye ve müşteri profiline göre farklılaşıyor. Doğru soru "hangi banka" değil, "benim vadem ve tutarım için şu an en iyi net getiri nerede" olmalı.
Faiz beklentinize ve paraya ne zaman ihtiyaç duyacağınıza bağlı. Belirsizlikte 32 gün gibi kısa vadelerle esnek kalmak, oranların tepe yaptığını düşündüğünüzde uzun vadey