Kısa cevap: Döviz hesabında iki ayrı kazanç kanalı var: bankanın ödediği faiz ve kurun hareketi. Faiz tarafı genelde tek haneli ve öngörülebilir, kur tarafı ise oynak ve belirleyici olan asıl kalem. Ben yıllardır hem TL hem dolar tarafında hesap tutuyorum ve şunu net gördüm: döviz hesabı faiz getirisi tek başına bir yatırım stratejisi değil, kur riskini taşıdığınız süre boyunca aldığınız küçük bir prim. Kararı verirken faiz oranına değil, "bu parayı hangi para biriminde harcayacağım?" sorusuna bakmak gerekiyor.
İlk yıllarda yaptığım hatayı anlatayım: dolar mevduatına baktığımda faiz oranını TL mevduatla kıyaslıyordum. Aradaki uçurumu görüp "döviz saçmalık" diyordum. Oysa bu iki oran aynı cinsten değil. TL mevduat faizi TL enflasyonunu, döviz faizi ise ilgili para biriminin kendi faiz ortamını yansıtır. Kıyaslamanın doğru yolu şu:
Yani döviz hesabında ikinci bir değişken devreye giriyor ve o değişken faizden kat kat büyük hareket edebiliyor. Reel getiri hesabını nasıl kurduğumu anlatan ayrı bir rehber var, döviz kararı öncesinde o mantığı oturtmanızı öneririm.
Rakamları tamamen örnek olarak veriyorum, güncel oranları bankanızdan doğrulayın. Diyelim elinizde 100.000 TL'ye denk bir tutar var ve bir yıl vadeye koyuyorsunuz:
| Senaryo | Faiz getirisi | Kur etkisi | Toplam TL getiri |
|---|---|---|---|
| TL mevduat | Yüksek (tek kalem) | Yok | Faiz kadar |
| Dolar hesabı, kur sabit kalırsa | Düşük | 0 | Sadece düşük faiz |
| Dolar hesabı, kur %25 artarsa | Düşük | +%25 | TL mevduatı yakalar veya geçer |
| Dolar hesabı, kur geri çekilirse | Düşük | Negatif | TL bazında kayıp |
Tablonun bana öğrettiği şey şu: döviz hesabında kazanıp kazanmadığınız neredeyse tamamen kurun TL faiziyle yarışıp yarışamadığına bağlı. Faiz oranı sadece bekleme maliyetinizi biraz hafifletiyor.
Getirinin görünmeyen kısmı burada. Üç kalemi hep hesabıma katıyorum:
Döviz tarafında uzun vadeye kilitlenmeyi sevmiyorum. Sebebi basit: kur hareketleri düzensiz gelir, likit kalmak esneklik sağlar. Ben genelde 1–3 ay arası vadelerle döndürüyorum. Faiz farkı çok küçük olduğu için uzun vadenin getirdiği ek prim, kaybettiğim manevra alanına değmiyor. TL tarafında ise durum tersi; orada vade uzadıkça oran anlamlı biçimde artabiliyor, mevduat faizlerini karşılaştıran rehberde bu kademelenmeyi görebilirsiniz.
Getiri kovalamak için değil, gider eşleştirmek için. Yurt dışı eğitim ödemesi, döviz cinsi bir borç, ithal bir alım planı ya da seyahat bütçesi varsa o parayı dövizde tutmak bir yatırım kararı değil, risk yönetimi kararıdır. Bu durumda kur düşse bile "kaybetmiş" olmuyorum, çünkü yükümlülüğüm de aynı para biriminde. Tam tersine, tüm harcamam TL iken birikimimin tamamını dövize taşımak, farkında olmadan pozisyon açmak anlamına geliyor.