Kısa cevap: bireysel emeklilik hesabınızın getirisi, seçtiğiniz fonların performansı, ödediğiniz kesintiler ve sistemde kalma süreniz tarafından belirleniyor. "Faiz" derken çoğu insan sabit bir oran bekliyor ama BES'te sabit faiz yoktur; kamu borçlanma araçları fonları üzerinden dolaylı olarak faiz getirisi elde edersiniz. Ben kendi hesabımda yıllar içinde şunu gördüm: fon seçimi kadar, hatta bazen fon seçiminden daha çok, kesinti oranı ve devlet katkısını tam kullanıp kullanmadığınız fark yaratıyor.
Bireysel emeklilik hesabınıza yatırdığınız para bir mevduat hesabına gitmiyor; sizin adınıza fon paylarına dönüşüyor. O fonların içinde ne olduğu getirinizi belirliyor. Faize en yakın durduğu nokta, portföyün kamu borçlanma araçlarına ve para piyasası enstrümanlarına ayrılan kısmı. Hazine tarafından ihraç edilen tahvil ve bonoların getirisi ile mevduat faizleri arasındaki ilişkiyi anlamak, burada da işinize yarıyor; devlet iç borçlanma araçlarının nasıl fiyatlandığını bir kez kavradığınızda BES borçlanma araçları fonunun neden faiz indiriminde yükseldiğini de görüyorsunuz.
Pratikte karşınıza çıkan ana fon grupları şöyle:
| Fon türü | Getiri kaynağı | Kimin için uygun |
|---|---|---|
| Para piyasası / likit | Kısa vadeli faiz | Emekliliğe 1-3 yıl kalanlar, geçici sığınak arayanlar |
| Kamu borçlanma araçları | Tahvil-bono faizi ve fiyat kazancı | Faiz indirimi beklentisi olan, orta vadeli bakan |
| Katılım (faizsiz) | Kira sertifikası, katılım hesapları | Faizsiz enstrüman tercih edenler |
| Hisse / değişken | Sermaye kazancı, temettü | Emekliliğe 10+ yıl olanlar |
| Döviz cinsi fonlar | Kur farkı + yabancı faiz | Kur riskini dengelemek isteyenler |
Bir emeklilik hesabı getirisini fon performansıyla ölçmek eksik kalıyor, çünkü ödediğiniz katkı payına devlet tarafından ek bir tutar ekleniyor. Bu ekleme, ilk yıl için tek başına hiçbir fonun sunamayacağı bir başlangıç avantajı demek. Ancak bir yıl içinde faydalanabileceğiniz devlet katkısı için üst sınır var ve bu sınır asgari ücret üzerinden hesaplanıyor. Kendi deneyimimde en çok işe yarayan pratik şu oldu: yıl ortasında katkı payımı gözden geçirip, üst sınırın altında kalmışsam yıl sonuna doğru ek ödeme yaparak boşluğu kapatmak. Kaçırdığınız katkı geriye dönük telafi edilmiyor; o yılın hakkı o yıl kullanılıyor.
Devlet katkısının tamamına hak kazanmak da kademeli. Sistemde kalma süreniz uzadıkça hak kazandığınız oran artıyor, tam hak için ise emeklilik hakkını kullanmanız gerekiyor. Yani BES'i "üç yıl deneyip çıkarım" mantığıyla kurgularsanız en değerli parçasını masada bırakıyorsunuz.
Fon toplam gider kesintisi günlük olarak fon değerinden düşülüyor, yani ilan edilen fon getirisi zaten net rakam. Dikkat etmeniz gereken kalem, bazı sözleşmelerde karşınıza çıkan giriş aidatı ve ara verme durumunda uygulanan yönetim gider kesintisi. Ben yıllık ekstremi açtığımda önce toplam kesinti tutarına bakıyorum, sonra o tutarı yıl içindeki ortalama birikimime bölüp yaklaşık bir oran çıkarıyorum. Bu oran, fonlar arası yıllık getiri farkının yarısına yakınsa şirket veya fon değişikliği konuşulur hale geliyor.
Varsayımsal ama öğretici bir hesap: ayda 2.000 TL ödediğinizi ve enflasyon üstü net yüzde 5 reel getiri elde ettiğinizi düşünün. 20 yılda anaparanız 480.000 TL olur, birikiminiz ise bugünkü alım gücüyle 800.000 TL bandına çıkar. Fark tamamen bileşik getiri. Reel getiriyi nasıl bulacağınız konusunda kafanız karışıksa, nominal getiriden enflasyonu doğru bi