Kısa cevap: Faiz oranları enflasyonun peşinden gider, ama hep bir adım geriden. Merkez bankaları enflasyon yükselince faizi artırır; bankalar mevduat faizini bir süre sonra yukarı çeker. Bu gecikme yüzünden tasarrufunuzun satın alma gücü, nominal faiz enflasyonun altında kaldığı her ay biraz daha erir. Kendi hesabımda gördüğüm şey şu: para birikiyor gibi görünürken aslında ne alabildiğim küçülüyor. Korunmanın yolu da tek bir sihirli ürün değil; reel faizi takip etmek, vade yapısını kısaltıp esnek tutmak ve parayı tek sepete koymamak.
İlk yıllarımda mevduat faizinin yüzde 30'a çıktığını görüp "işte şimdi kazanıyorum" dediğimi hatırlıyorum. Yıl sonunda market fişlerine bakınca hikâye değişti. Enflasyon o dönemde faizin üzerindeydi ve ben nominal olarak zenginleşirken reel olarak kaybetmişim. O günden beri faiz oranına tek başına bakmayı bıraktım; hep yanına enflasyon rakamını yazıyorum.
Mantık aslında sade: faiz, paranızı bir süre kullanmama karşılığında aldığınız kiradır. Enflasyon ise o paranın kirasını ödediğiniz süre boyunca değer kaybıdır. Kira, kaybın üzerinde kalırsa kazanırsınız; altında kalırsa bankaya bedava borç vermiş olursunuz.
Kabaca hesap şudur: reel faiz ≈ nominal faiz − enflasyon. Daha doğrusu için (1+nominal)/(1+enflasyon)−1 formülünü kullanırım, özellikle iki oran da yüksekken fark açılır. Sitede reel faiz hesabını ayrıntılı anlattığım bir sayfa var; buradaki amacım rakamın nasıl karar değiştirdiğini göstermek.
| Nominal faiz | Enflasyon | Yaklaşık reel getiri | Benim yorumum |
|---|---|---|---|
| %45 | %35 | +%7,4 | Vadeyi uzatmayı düşünürüm |
| %40 | %40 | %0 | Sadece yerinde sayıyorum |
| %30 | %45 | −%10,3 | Alternatif aramam gerekir |
Üçüncü satır, "en yüksek mevduat faizini bulduğumda iş bitti" sanan herkesin tuzağı. Faiz karşılaştırması önemli ama enflasyon etkisi hesaba katılmadan yapılan bir karşılaştırma, hangi kaybın daha küçük olduğunu seçmekten öteye gitmez.
Bir de üçüncü kesinti var: stopaj. Faiz gelirinden yapılan vergi kesintisi reel getiriyi doğrudan aşağı çeker. Ben artık kararı net getiri üzerinden veriyorum: brüt faizden vergiyi düşüyorum, sonra enflasyonu çıkarıyorum. Kâğıt üzerinde pozitif görünen birçok mevduat, bu iki adımdan sonra sıfırın altına iniyor. Vergi oranlarının vade uzunluğuna göre farklılaşabildiğini de not edin; kısa vadeyi otomatik tercih etmek her zaman avantajlı olmuyor.
Merkez bankası faiz kararı açıkladığında ertesi gün bankanızın panosu değişmez. Bankaların fonlama maliyeti, kredi talebi ve mevduat rekabeti bu aktarımı haftalara, bazen aylara yayar. Ben bu yüzden faiz kararı takvimini bir kenarda tutuyorum ve karar sonrası iki-üç hafta içinde kampanya oranlarını yeniden tarıyorum. Faiz indirim döngüsünde ise tersi geçerli: bankalar mevduat faizini indirmekte hiç gecikmiyor, o yüzden indirim beklentisi güçlendiğinde vadeyi önceden uzatmak fark yaratıyor.
Genelde evet, ama gecikmeli. Dezenflasyon dönemlerinin başında nominal faiz bir süre yüksek kalabilir; reel getirinin en i