Kısa cevap: BES faiz getirisi, seçtiğiniz fonun içindeki tahvil ve para piyasası araçlarından gelir; onu artırmanın yolu da sihirli bir fon bulmak değil, üç kaleyi birlikte tutmaktır. Faiz döngüsüne uygun vade tercihi (kısa vadeli likit fon mu, uzun vadeli kamu borçlanma fonu mu), toplam gider kesintisi düşük bir sözleşme ve devlet katkısını son kuruşuna kadar kullanan bir ödeme planı. Ben kendi sözleşmemde en büyük iyileşmeyi fon değiştirerek değil, kesinti oranını ve ödeme düzenimi düzelterek elde ettim.
BES'te doğrudan bir faiz oranı yok; emeklilik şirketi katkı payınızı fonlara yönlendiriyor, fonlar da içindeki enstrümanlardan getiri üretiyor. Faiz tarafını taşıyan üç ana kalem var: Hazine'nin ihraç ettiği devlet tahvilleri ve bonolar, ters repo ile mevduat gibi kısa vadeli para piyasası araçları, bir de özel sektör tahvilleri. Yani portföyünüzün getirisi, mevduat faizleriyle ve tahvil ihalelerinde oluşan bileşik getirilerle aynı kaynaktan besleniyor. Devlet iç borçlanma araçlarının nasıl fiyatlandığını ve Merkez Bankası politika faizinin bu zinciri nasıl sürüklediğini kavradığınız gün, BES ekstresindeki dalgalanmalar da anlamlı hale geliyor.
Burada gözden kaçan nokta şu: fonun bir yıllık geçmiş getirisi, bugünden sonrası için taahhüt değil. Uzun vadeli tahvil fonu, faizler düşerken çok parlak görünür; faizler yükselirken aynı fon eksi bakiye gösterebilir. Ben ilk yıllarda tam bu tuzağa düştüm, "en çok kazandıran" fonu geçmiş performansına bakıp seçtim ve faiz artış döneminin ortasında uzun vadeye kilitlenmiş oldum.
Faiz duyarlılığını belirleyen şey fonun ortalama vadesi. Kabaca şöyle bir çerçeveyle çalışıyorum:
| Fon türü | Faiz duyarlılığı | Bana uygun olduğu dönem |
|---|---|---|
| Para piyasası / likit fon | Çok düşük | Faizlerin yükseldiği veya belirsizliğin arttığı dönemler |
| Kısa vadeli borçlanma araçları fonu | Düşük–orta | Zirve yakın ama netleşmemişken |
| Kamu borçlanma araçları (uzun vadeli) | Yüksek | Faiz indirim döngüsünün başında |
| Değişken / karma fon | Karışık | Tek bir görüşe yaslanmak istemediğimde |
Faizler düşmeye başlarken uzun vadeli tahvil fonu iki kere kazandırır: hem kupon getirisi hem de fiyat artışı. Yükseliş döneminde ise likit fon, günlük bileşik faizle sessiz sedasız çalışır ve anaparanız erimez. Ben geçiş kararını politika faizi açıklamalarının tonuna ve enflasyon patikasına bakarak veriyorum; enflasyonla faiz arasındaki ilişkiyi takip etmek, fon dağılımı için elimdeki en pratik pusula.
Yürürlükteki düzenlemede ödediğiniz katkı payına devlet %25 oranında katkı ekliyor ve bunun yıllık bir üst sınırı var (brüt asgari ücrete bağlı olarak belirleniyor). Bu, hiçbir fonun garanti etmediği bir başlangıç avantajı. Ben yıl sonuna doğru ödemelerimi gözden geçirip üst sınırın altında kaldıysam tamamlıyorum; çünkü kullanılmayan katkı hakkı sonraki yıla devretmiyor.
Devlet katkısında hak kazanma kademeli: sistemde kalış süreniz uzadıkça katkının daha büyük kısmına sahip oluyorsunuz, emekliliğe hak kazandığınızda tamamı sizin oluyor. Bu yüzden erken çıkış, sadece stopaj değil, katkı kaybı da demek.
Fon toplam gider kesintisi günlük olarak fon değerinden düşülür. A