Kısa cevap: Döviz hesabında kazancınız tek kalemden değil, iki kalemden gelir: hesaba işleyen faiz ve TL karşısındaki kur değişimi. Doğru hesabı yapmanın yolu, ikisini çarpım halinde birleştirmektir. Yani Toplam TL getirisi = (1 + döviz faiz oranı) × (1 + kur değişim oranı) − 1. Bunları toplayarak hesaplayanlara çok rastladım; küçük tutarlarda farkı görmezsiniz ama yüksek faiz ve yüksek kur hareketi bir araya geldiğinde toplama yöntemi sizi yanıltır. Ve bu brüt sonuçtan alış-satış makası ile stopajı düşmeden gerçek getirinizi bilemezsiniz.
Mantığı ilk kez bir müşteri temsilcisine anlatırken şöyle kurmuştum: dolar mevduatınıza faiz işlediğinde elinizdeki dolar sayısı artar. Kur yükseldiğinde ise her bir doların TL fiyatı artar. Vade sonunda TL karşılığınız, artmış dolar adedi ile artmış birim fiyatın çarpımıdır. Bu yüzden faiz getirisi ile kur kazancı birbirinin üzerine biner, yan yana durmaz.
Somutlaştıralım. 10.000 dolarınız var, yıllık %4 döviz mevduat faizi aldınız, yıl içinde dolar TL karşısında %20 değer kazandı. Yıl sonunda 10.400 dolarınız olur ve bu doların TL fiyatı 1,20 katına çıkmıştır. Toplam getiri: 1,04 × 1,20 − 1 = %24,8. Toplama yapan biri %24 der; aradaki 0,8 puan tam olarak "faizin kur kazancı" kısmıdır ve tutar büyüdükçe elle tutulur hale gelir.
Döviz faiz ve kur ikilisini değerlendirirken bana en çok yardımcı olan hesap, "kur ne kadar artarsa TL mevduatı yakalarım" sorusunun cevabı. Formül basit:
Gereken kur artışı = (1 + TL faizi) ÷ (1 + döviz faizi) − 1
TL mevduatta net %35, dolar mevduatta net %3 alıyorsanız: 1,35 ÷ 1,03 − 1 = %31,1. Yani yılsonuna kadar dolar %31'den fazla yükselmezse TL mevduat önde bitiriyor. Ben bu sayıyı hesaplamadan döviz tarafına ağırlık vermiyorum, çünkü karar burada duygusal olmaktan çıkıp sayısal hale geliyor. Reel faiz hesabı yaparken de aynı disiplini uyguluyorum: enflasyon karşısında ne kaldığını görmeden hiçbir getiri "yüksek" değil.
| Senaryo | Döviz faizi | Kur değişimi | TL cinsinden toplam |
|---|---|---|---|
| Kur yatay | %4 | %0 | %4,0 |
| Ilımlı yükseliş | %4 | %15 | %19,6 |
| Sert yükseliş | %4 | %40 | %45,6 |
| Kur geri çekilir | %4 | −%10 | −%6,4 |
Son satır önemli: faiz, kur düşüşünü belli bir noktaya kadar tamponlar ama sonsuza kadar taşımaz. %4 faizle ancak %3,8'lik bir kur gerilemesini sıfır zararla karşılayabilirsiniz.
TL ile döviz alıp vade sonunda tekrar TL'ye dönüyorsanız, bankanın alış-satış farkını iki kez ödersiniz. Kendi hesabımda bunu tek seferde %0,5–1 arası bir "giriş-çıkış maliyeti" olarak modelliyorum. Yıllık %4 faiz alacaksanız bu makas getirinizin çeyreğini götürebilir. Çözümü: gereksiz gidiş-dönüş yapmamak. Dövizi döviz olarak tutup vadeyi yenilemek, her vadede TL'ye dönüp yeniden döviz almaktan çok daha ucuzdur.
Döviz tevdiat hesaplarının faiz gelirinden stopaj kesilir ve oran vade uzunluğuna göre farklılaşır; ayrıca döviz hesaplarında uygulanan oranlar TL mevduattan farklı olabiliyor. Bu oranlar dönem dönem değiştirildiği için ben vade açmadan önce bankanın verdiği net oranı sorup onu kullanıyorum, brüt orana bakıp hesap yapmıyorum. Kur farkından doğan artış ise bireysel hesaplarda faiz gibi stopaja tabi değildir; ayrımı bilmek hesabın doğruluğu için şart.
Küçük tutarlarda hesap ücretleri, düşük döviz faizini tamamen silebilir. 1.000 dolara %2 faiz yılda 20 dolardır; birkaç transfer ücreti bunu bitirir.
İlgili kaynaklar