Kısa cevap: Kredi faiz oranınız, tasarrufunuzdan vergi sonrası elde edeceğiniz net getiriden yüksekse, para biriktirmek yerine borcu kapatmak matematiksel olarak daha kârlıdır. Borç ödemek "risksiz ve vergisiz getiri" gibi çalışır. Ben yıllarca bu iki kalemi ayrı defterlerde tuttum; aynı tabloya yazdığım gün kaybettiğim parayı görünce yaklaşımımı tamamen değiştirdim. Tek istisna, dokunulmaz bir acil durum fonu tutmaktır.
İlk hatam şuydu: İhtiyaç kredimin taksitini "zaten sabit bir gider" diye kabullenip, kalan parayı vadeli hesapta biriktiriyordum. Hesabımdaki bakiye büyüdükçe kendimi iyi hissediyordum. Oysa kredimin aylık akdi faizi ile mevduatımın net getirisi arasında ciddi bir fark vardı ve bu fark her ay cebimden sessizce çıkıyordu.
Karşılaştırmayı doğru yapmak için iki rakamı aynı birime çevirmeniz gerekir:
Basit bir örnekle anlatayım. Elinizde 50.000 TL var ve aynı tutarda kredi borcunuz duruyor:
| Kalem | Brüt oran | Net etki (yıllık) |
|---|---|---|
| Kredi borcunun maliyeti | %45 | -22.500 TL |
| Mevduat getirisi (stopaj sonrası) | %40 | +17.000 TL civarı |
| Net sonuç | — | Yaklaşık -5.500 TL |
Yani "para biriktiriyorum" derken yılda birkaç bin lira kaybediyordum. Oranlar değişse de mantık aynı kalıyor: Borç faizi genelde mevduat faizinden yüksektir, bankalar bu farktan yaşar.
Mevduattan kazandığınız her kuruştan stopaj kesilir. Ama kredi borcunuzu 10.000 TL azalttığınızda, o tutar üzerinden bir daha faiz işlemez ve bu tasarruftan kimse vergi almaz. Bu yüzden borç kapatmayı, garantili ve vergisiz bir yatırım aracı gibi düşünmek gerekir. Garantili getirili araçları araştırırken bile, çoğu zaman en yüksek "garantili getiri" kendi kredi ekstrenizde yazar.
"Enflasyon yüksekken borç erimiyor mu?" sorusu haklı ama eksik. Enflasyon borcun reel yükünü azaltırken, tasarrufunuzun reel getirisini de aşağı çeker. İki tarafı da aynı enflasyonla düzelttiğinizde aradaki fark değişmez. Reel faiz hesabını yapıp bakın; kredi faizi mevduat faizinden yüksekse, enflasyon ne olursa olsun borç ödemek öne geçer.
Kendi sıralamam şöyle oldu:
Kredilerde taksitlerin ilk dönemleri ağırlıklı olarak faizden oluşur. Bu yüzden erken ödeme, vadenin başında yapıldığında çok daha fazla kazandırır. Vadenin sonuna yaklaşmış, faizinin büyük kısmını zaten ödemiş bir kredide kısmi kapatmanın etkisi sınırlı kalır. Bankanızdan güncel kapama tablosunu isteyip, "bu ödemeyi yaparsam toplam ne kadar faizden kurtulurum" sorusunu net rakamla cevaplatın.
Matematik ne derse desin, tüm nakdinizi borca yatırmayın. Ben bunu zor yoldan öğrendim: Birikimimin tamamıyla ara ödeme yaptığım ay araba masrafı çıktı ve kredi kartına yüklendim. Sonuçta daha pahalı bir borçla yer değiştirmiş oldum.
Bu yüzden önce 2-3 aylık zorunlu giderinizi karşılayacak bir tampon oluşturun. Bu para hemen çekilebilir bir yerde dursun; tasarruf hesabı seçerken vade esnekliğine ve faizin bozdurmada nasıl işlediğine bakmak burada belirleyici. Tampon hazır olduktan sonra, artan her kuruşu borca yönlendirin.
Nakdiniz yoksa faizi düşürmek de bir kazançtır. Yüksek faizli kart borcunu daha düşük faizli bir ihtiyaç kredisine taşımak, ya da mevcut krediyi daha uygun oranla yeniden yapılandırmak toplam maliyeti azaltır. Merkez Bankası faiz kararlarını takip etmek burada işe yarar; politika faizi düşüş yönüne geçtiğinde bankaların kredi oranları da gecikmeli olarak gevşer.
Kredi faiziniz beklediğiniz net yatırım getirisinden yüksek olduğu sürece, evet. İstisna: İşverenin katkı yaptığı emeklilik planları gibi doğrudan ek getirisi olan araçlar ve acil dur